KAYIP FIRTINA- 11 (REWRİTE)
Ooo, az kalsın bunu yazmayı unutuyordum. Dua edin bana, bugün önemli bir şeyi unuttum ve az kalsın bunu da unutuyordum!
11: Sevilen Bir Misafir
"Hali, hemen uyanmalısın!" dedi Gempa, bir yandan saate bakarken, bir yandan da kardeşinin omzunu sarsıyordu. "Hadi Halii, acele et!"
"Mmmmh..." Halilintar inlemekle homurdanmak arası bir ses çıkardı ve onun elini ittirip, üzerindeki örtüyü başına kadar çekti. "Saat hala çok erken... Git yat..."
"Yatayım mı?! Hali, sen delirdin mi?! Sana bizimle beraber okula gideceğini akşam söylemiştim!" Gempa iç çekti ve son çare olarak, üzerindeki örtüyü sertçe çekti. Böylelikle sıcağın içinde uyumaya devam etmeye çalışan Halilintar, hiçbir savunması kalmayan vücuduna vuran sabah serinliği yüzünden uyanmak zorunda kaldı.
Şikayetçi bir iç çekerek doğruldu ve Gempa'ya çaresiz, sızlanan bir bakış attı. "Ben ölüyüm tamam mı? Ben aslında yoğum."
"Sızlanmayı kesip hazırlansan iyi olur, saat yediyi çeyrek geçiyor." dedi Gempa otoriter bir tonda.
"Tamam... Anne." diye vurguladı Halilintar sırıtarak ve bir anlığına beyni kısa devre yapan Gempa'yı bırakarak, banyoya kaçtı. Elbette kardeşinin arkasından bağırdığını duymuştu.
"Hali, seni gerçekten döverim! Bana şöyle hitap etmeyin diyorum işte!"
Alay ederek, "Anne~ burada havlu yok?" diye seslendi. Ne kadar kızgın olsa da, Gempa'nın yardım edeceğini biliyordu.
Haklıydı da.
"Dolapta var!" dedi Gempa öfkeli ama daha sakin bir tonda ve söylenen sesi gittikçe uzaklaştı.
Halilintar kıkırdadı, Gempa'yı kızdırmak çok eğlenceliydi... Her şeye rağmen yardımcı olması ise çok sevimliydi ama elbette Halilintar'ın kendisi bile bunu düşündüğünün farkında değildi.
Okul ise, tüm bunların aksine çok sıkıcıydı. Uyuyakalmamak için elinden geleni yapsa da, dersler boyunca ya öğretmen ya da sınıf arkadaşları tarafından sık sık uyarıldı.
Sonunda okul bittiğinde ciddi manada sevindi.
Eve yürüdükleri sırada, Gempa neşeli bir tonda, "Size güzel bir haberim var." dedi.
"Ah, lütfen bunun Hali'yle alakalı olduğunu söyle!" dedi Blaze alaycı bir tonda ve karşılığında Ais kayıtsız bir ifadeyle başına vurdu. "Dinle, Blaze."
"Hayır, yani, yoksa evet mi? Bilmiyorum." dedi Gempa omuz silkerek. "Emily'i hatırlıyorsunuzdur—"
Halilintar o sırada arkada yürüdüğü için şükretti, çünkü isim şiddetle irkilmesine neden olmuştu. Aynı zamanda üzüntüyle sevinç karışımı, tuhaf bir şeyler hissediyordu... Neydi bu?
"Bir süreliğine bizde kalacağını söyledi." diye devam etti Gempa sakince. "Hali'nin... Hali'nin yaşıyor olmasına çok sevindiğini söyledi."
"Yaşıyor olmama mı sevinmiş?" Halilintar ne olduğunu algılamaya çalışırken, yanakları hafifçe pembeleşmişti. Nedenini bilmiyordu ama rahatsız da hissetmiyordu. Neler dönüyordu burada?
"Onun için ikramlık bir şeyler hazırlayabilir misin?" diye sordu Gempa, ikinci yedize dönerken.
Taufan ağır ağır başını sallarken, Halilintar düşüncelere dalmıştı.
Emily geliyordu.
...
"Merhaba, merhaba!" Emily içeri girerken kocaman gülümseyerek, neşeyle hepsine el salladı. İlk geldiği zamandan bu yana hiç değişmemiş gibiydi fakat gözlerinin altı hafifçe koyulaşmıştı. "Beni özlediniz mi? Özlememişsinizdir ki, daha yeni görüştük, değil mi? Ah, evet, çok yağmur vardı... Haliciğim nerede?"
Kız alaycı bir sırıtışla salona baktı. "Neredesin Hali? Oh, görüyorum, koltuğun arkasına saklanmışsın. Arkadaşına merhaba demeyecek misin? Ne büyük kabalık!"
"Ugh..." Halilintar koltuğun arkasından çıktı ve iç çekerek eski arkadaşına baktı. "Seni özlemediğimden çok eminim."
"Yalanlar, yalanlar... Eğer bu huyunu bilmesem gerçekten kırılırdım." diye kıkırdadı Emily ve parmağını Taufan'a doğrultarak, "Bir muhbirim var." diye fısıldadı.
"Ona şüphe yok." Halilintar tekrar iç çekerek kızaran yüzünü eliyle örterken, Taufan sakince, "Emily senin yokluğunda o kadar kötüydü ki, ona bunları söylemek zorunda kaldım." dedi.
Derin bir sessizlik oluştu.
Neden sonra Emily biraz gergin bir kahkahayla, "Amaaan, acı olayları hatırlamaya ne gerek var?" dedi. "Geçmiş geçmişte kaldı, değil mi? Evet öyle! Şimdi çay içelim."
(Y.N: Çay çok mühim.)
Bir iyi haber daha vardı: Emily bir süre onlarla beraber kalacaktı.
Devam Edecek...
Emily'nin burada da kendi evi vardı ama unutmuşum ya da o detayı eklemek aklıma gelmemiş sanırım. Sonuç olarak, Emily'nin kendi evi var ama yalnız yaşamayı sevmediği için sık sık yedizlere yatıya gidiyor.
İletişim: mercan.tasarim11@gmail.com
Yorumlar
Yorum Gönder