Kayıtlar

KAYIP FIRTINA- 20 (REWRİTE)

   20. Bölüm: Yine hep Birlikteyiz, Her Zaman Olduğu Gibi! "Assalamualaikum~! Biz geldik~!" diye bağırdı Taufan oldukça gür bir sesle, eve girerken. Halilintar'ı taşıyor olmasına rağmen son derece dinçti ve eve en önde girmişti. "Waalaikumusselam... Eh? Halilintar'a ne oldu?" diye sordu Iman şaşkınlıkla ve kuşkulu bakışlarla Taufan'ı süzdü. "Yoksa onu öptün ve gerçekten bayıldı mı?" ( Gizli not: Taufan bir keresinde sırf şaşırtmak, biraz da gıcık etmek için Halilintar'ı öpmüştü ve Halilintar bunu yaptığında önce onu öldürmek, sonra da yatağına gidip bayılmak istediğini söylemişti .) "Hayır abla, saçmalama!! Kendisi bayıldı tabii ki..." Taufan uzun bir aradan sonra ilk defa kahkahalarla güldü ve Halilintar'ı Gelap'a, biraz endişeli gözüken Iman'a ve kıs kıs gülen Emily'e gösterdi. "Tamam inandım, kendisi bayılmış." dedi Iman sessizce gülerek. "Ablaaa, rica etsem sadece bakmak yerine onu alabilir misin...

KAYIP FIRTINA- 19 (REWRİTE)

 19. Bölüm: Nova ve Blizzard "Hah, sizi zayıflar. Bir de üçüncü kademeyle gösteriş yapmaya çalışıyorsunuz. Ne komik..." diye gözlerini devirdi Noir ve Halilintar'ın enerjisini daha da hızlı çekmeye başladı. Çocuğun acı içinde dizlerinin üzerine çökmesine aldırmadan, onun acıdan titreyen bedenini süzdü ve kötücül bir biçimde gülümsedi. "Za-zayıf mı?!" Blaze'in sağ gözü seğirirken, yumrukları alev aldı. Küçümsenmeye asla gelemezdi. "Zayıf kimmiş görürsün şimdi!" Ais yerinde zor duran, savaşmak için yanıp tutuşan ikizine bakarken, yüzü ifadesizdi. "Aslında haklı." dedi kötüye hak vermiyormuşçasına kayıtsızca. "Ne?!" Blaze ani ihanetin etkisiyle, hayal kırıklığıyla ikizine baktı. Sonra şoku üzerinden hızla atarak, "Ben zayıf DEĞİLİM DEDİM!" diye patladı. "Beni sinirlendirme gıcık soğuk kutup ayısı!!" Ais tekrar buz yayını oluştururken, sakin fakat kışkırtıcı bir şekilde, "Doğruyu söylüyorum." dedi. Blaz...

KAYIP FIRTINA- 18 (REWRİTE)

Aslında hikaye yazılıydı ama bir şaşkınlıktır edip sildim :'( tekrar yazmam gerekti. 18: Yeniden Başlamak "Hali... Uyanman gerek." Halilintar uyanmamak için elinden geleni yaparken, kendisine seslenen kişinin de kendisini uyandırmak için elinden geleni yaptığının farkındaydı. Sadece uyumak ve uyumak istiyorum , diye düşündü inleyerek ve başını yastığına gömdü. Neredeyse sızlanırcasına bir sesle, "...Ne?" diye sordu. "Git başımdan Gem..." "Ama kalkmalısın." dedi Gempa kararlılığını hiç kaybetmeden. Bir süre duraksadıktan sonra sessizce, "Gerçekleri öğrendik." diye ekledi. "Tamamını." "Biliyorum..." Bitkince elini kaldırdı, oda karanlık olmasına rağmen elindeki siyah desenleri görebiliyordu. "Omzundaki yanık izinin de onunla alakası var mı?..." diye sordu Gempa, sağ omzuna dokunarak. "Eh, öyle de denebilir..." Yavaşça doğruldu ve odaya baktı. "Neden yatağımda değilim?..." Gempa kaşlar...

RÖVANŞ: EMİLY'İ YENEBİLİR MİSİNİZ?

 Bu hikaye, 'Halilintar'ı Yenebilir Misiniz?' hikayesinin devamıdır. Rövanş: Emily'i Yenebilir Misiniz? Pikachu (yazıyor...) Rövanş istiyorum Emily dari Scienza (çevrimiçi) Ne Hali İyi misin???? Saat sabahın altısı, bilmem görüyor musun Pikachu (yazıyor...) Umurumda değil BİLMEM GÖRÜYOR MUSUN Emily dari Scienza (yazıyor...) Gıcık Hali Ne rövanşı bu Pikachu (yazıyor...) Geçen günkü yere gel Emily dari Scienza (yazıyor...) İyi Bir süre sonra ikisi de geçen gün buluştukları ormandaydı. Belki de burası, Kayıp Fırtına'da Halilintar'ın sığındığı ormanın başka bir bölümüydü, kim bilebilirdi ki? "Evet Hali. Ne rövanşı bu?" diye sordu Emily kahverengi gözlerini ona dikerek—kimse saat altıda dışarı çıkmak istemez, sosyal kelebek Emily de öyleydi. Yani, çağıran kişi Halilintar olduğu için daha sinirliydi, çünkü 'çok sevgili' arkadaşı başka bir saat yokmuş gibi altıda gelip duruyordu. "Şöyle diyelim: bu sefer seni yeneceğim." dedi Halilintar onu...

OVERLAPPİNG STORMS- 54

 54: Her Zaman Acıyla Birlikte Gelen Sıcaklık Yatağımdayım... Yatağımda... Ah. Taufan yavaşça doğruldu ve esneyerek etrafa baktı. Ne olmuştu? Her şey bir rüya falan olamazdı değil mi? Beliung'la barışmaya kadar uzanan TAPOPS mektubu... Bir an hepsinin upuzun bir rüya olduğundan şüphe etse de, ranzanın üst yatağında uyuyan Beliung'u görünce her şeyin gerçek olduğuna dair şüpheye yer kalmadı. Angin Halilintar'la kalmak istediğini söylemiş ve Gur'latanlı iki kardeşin odasında uyumuştu. Böylelikle de, normalde diğer üç misafirle birlikte salonda yatan Beliung, Angin'in yatağına yatabilmişti. Taufan iç çekti ve kendini tekrar yatağına bıraktı. Rahatlayıp uyumaya devam... etmeliydi... Tekrar uyandığında saat on biri geçiyordu. Herkes uyanmış olmalıydı, diğer odalardan ve aşağı kattan konuşma sesleri geliyordu. Elini yüzünü yıkayıp aşağı indiğinde, gerçekten de herkesin mutfakta toplanmış olduğunu gördü. Eh, bu kötü , diye düşündü surat asmamak için büyük bir çaba harcayar...

KAYIP FIRTINA- 17 (REWRİTE)

17. Bölüm: Yeni bir Başlangıç Halilintar'ı ormandan getirdikleri günden sonra, ona olan ilgileri yoğunlaşmış ve kendisine hassas bir vazoymuş gibi davranmaya başlamışlardı. Öyle ki Halilintar belalı bir tip sayılabilecek Blaze'e, onu maceralarına sürüklemesi için neredeyse yalvarmaya başlamıştı. Ateşli kardeşi ona bakarken keyifle sırıtır ve daha çok yalvarsın diye isteğini hemen yerine getirmezdi. Yedizler evden dışarı bir adım dahi atmasını kesinlikle yasaklamışlardı. Bahçeye çıkacaksa bile, artık güvenilir biri sayılabilecek Duri de onunla gelmeliydi. Gempa, yalnız başına bir yere giderse onu o 'balonlarla dolu odaya' hapsetmekle tehdit etmişti. Ama sonuç olarak her şey yoluna girmişti... "Hali~" diye ona seslendi Taufan neşeyle, odalarına girerken. Söylemesi gereken çok komik bir şey vardı. "Eh?" Kardeşi cevap vermemişti. Endişeyle kaşlarını çattı,  Halilintar ne yapıyor? Görünüşte Halilintar'ın yaptığı özel bir şey yoktu. Yatağına oturmuş, c...

OVERLAPPİNG STORMS- 53

 53: Başarısızlık Nedir? Bunun tanımını yapmakta hiç zorlanmazdı. 'Yapamadım' üç-dört yaşlarındayken anlamını kastederek söyleyebildiği kelimeydi. 'Yine başarısız oldun' beş yaşından sonra başlayan eğitimlerin sonuçlarının kendisine söylediği şeydi. 'Başarısızlık' kardeşiyle kavga ettikten sonra onu pes ettiren hissin adıydı. 'Başarısızlık'  savaştan sonra kaybettiği annesine bakarken onu hıçkırıklara boğan duyguydu . Başarısızlığı her şekilde tanımlayabilirdi, her türlü örneği vardı ama kimse bunun ne olduğunu sormadığına göre... Neden anlatsındı ki? Hem, şikayet etmenin bir anlamı yoktu... Şikayet etse de kime edecekti ki? Kardeşlerinden biri küçüktü, ona dert yanmak saçmalık olurdu. Diğeri daha büyük ve dirayetliydi ama yine de onun gözünde küçük kardeşiydi. Ayrıca onun da kendi sorunları vardı, daha fazlasını anlatıp onu bunaltmaya gerek yoktu... Kendisi ne anemosis nöbetleriyle uğraşmamış, ne de kardeşiyle tek başına ilgilenmek zorunda kalmamıştı. H...