KORUNAKLI BİR SOKAK MI, YOKSA TEHLİKELİ BİR YUVA MI?
Uzun bir seri olmasını planlamıyorum, korkmayın XD 1: Sevgi Bencillik Midir, Yoksa Fedakarlık Mı? Halilintar'ın sıradan bulduğu bir gündü. Okula gittiği ve etütte gizlice uyuduğu günlerden biri. Şaka şaka, elbette etütte uyumuyordu ama öğle arasında yemek yemek yerine uyuduğu doğruydu. Ah şu uyku apnesi, ona neler yaptırıyordu böyle! Aslında şikayetçi değildi, kimse yokken sınıfta uyumak keyifliydi. Özellikle de bu sene cam kenarında oturduğu için daha da iyiydi. Yüzünü kollarına gömüyor ve güneşten gelen ışınların, vücudunun geri kalanını ısıtmasına izin veriyordu. Huzur vericiydi... Etüde geri dönelim. Halilintar parmaklarını ritmik bir şekilde ders kitabına vurdu; eh, dersleri dikkatle dinlediği pek söylenemezdi ama sınav puanları iyiydi, değil mi? Önemli olan buydu ve bunu bilen öğretmenler de Halilintar'ı azarlamayı bırakmışlardı. Herkesin bir öğrenme yolu vardı ve onunki de buydu. Ama yine de... Etütler olmasa ne iyi olurdu! Özellikle de bu yakıcı günde! Uyuşuk bir şekild...