Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİRİ HAKKINDA İLGİNÇ BİR HİKAYE: GEÇMİŞİN İZLERİ

 Biri Hakkında Bir Hikaye: Geçmişin İzleri Sıradan bir gündü. Aşırı sıradandı hem de. Halilintar ve Emily beraber yürüyorlardı. Nereye? Hiçbir yere. Kendilerine bir yol tutmuş, gidiyorlardı işte. Tevafuktur ki, yolları bir çocuk parkına düştü. Emily muzip bir ifadeyle Halilintar'a baktı, mesajı alan Halilintar da sırıttı ve salıncaklardan birine atladı. Emily de onun yanındaki salıncağa oturmuştu. Beraber bir süre sallandılar. Konuşmuyorlar, parktaki çocuk seslerini ve çevredeki ağaçlardan gelen hışırtıları dinliyorlardı. Neden sonra aniden bir ses duydular. Bir çocuk ağlıyordu. Belki düşmüştü, belki istediği bir şey olmamıştı ama sorun bu değildi. Ağlama sesini duyan Emily sallanmayı bırakmış, öylece donup kalmıştı. Gözünü dahi kırpmadan, başını yavaşça çocuğun olduğu tarafa çevirdi ve oraya doğru bakmaya devam etti. Halilintar bir tuhaflık olduğunu sezse de, onun aşırı duygusal biri olduğunu bildiği için herhangi bir tepki göstermedi. Çocuk sustuğu halde Emily hareketsiz kalınca,...

LİES- BÖLÜM 19

  /Taraf: Mavi Kelebek\  19: Arish "Yapmaaaa!" "Ya Allah—" Halilintar korku içinde doğruldu. O da neydi? Kim bağırmıştı? Karanlığın içerisinde olmasına rağmen, az önceki bağırışın Taufan'a ait olduğunu anlamıştı. Ağabeyi yatağında huzursuz bir şekilde kıpırdanıyordu. "Hali? O kimin sesiydi?" "Bir şey yok Gempa, endişelenme." dedi Halilintar sakince, Taufan'ın kabustan uyandıktan sonra ne yapacağını bilemediği için, Gempa için en iyisi uyumaya devam etmesiydi. "Peki..." Gempa uyumaya geri dönerken, Halilintar yatağından inip, Taufan'a yaklaştı. Omzunu hafifçe sarsarak onu uyandırmaya çalışırken, "Taufan, kalk..." diye fısıldadı. Taufan uyandı— fakat nefes nefeseydi, sanki uzun süre nefesini tutmuş gibiydi. Onu fark edince gözlerini kırpıştırdı. "Hali? Sabah mı oldu?" "Sence? Sabah olmuş gibi mi görünüyor?" diye fısıldadı Halilintar alaycı bir tonda. "Neyin var?" "Hiç, öyle..."...

OVERLAPPİNG STORMS- 44

 44: "Endişelenme. İyi olacağım." "Taufan." Ciddiyetle uzay gemisini kontrol eden genç, kendisine seslenen kişiye bakmaya tenezzül etmeden, "Ne var?" diye sordu. "Az bir yolumuz kaldı ve sana verdiğim kıyafetleri yolculuk sırasında çıkardığının farkındayım." dedi kendisine seslenen kişi, yani Beliung hoşnutsuz bir ifadeyle. "Senin hatırın için kraliyet kurallarını çiğneyeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun." "Ugh, tamam..." Taufan yerinden kalkmak zorunda kaldığı için memnuniyetsiz bir ifadeyle kıyafetlerini değiştirmeye gitti. Bu işlem fazla uzun sürmeyecekti, çünkü Taufan öyle ahım şahım şeyler giymezdi. O 'süslü püslü prenses' kendisi değil, Beliung oluyordu (Taufan'dan duyduğunuz bir tabir daha). "Hmmm..." Onu baştan aşağı inceleyen Beliung hala tatmin olmuş gibi görünmüyordu. "Ya saçların?" "Annem bu konuda bile sana vasiyet falan mı etti?! Ne bu?!" diye çıkıştı Taufan sinirle; ona emi...

AMOUR- FİNAL (REWRİTE)

 Final: "Bu... Bu da neydi? Az önce gerçekten ihanete mi uğradık?..." Kardeşler sersemlemiş bir şekilde bu ihaneti sindirmeye çalışıyordu. Emily pek de çaresiz olmayan, güzel bir kızdı ve belki de yetim değildi... Amourbot'u kullanmış, Halilintar'ın kendisine tutulmasını sağlamıştı. Sonra da en büyük yedizi alıp gitmişti. "Tahmin etmeliydim!" diye bağırdı Blaze öfkeyle, yeri tekmeleyerek. Gempa elini nazikçe omzuna koydu. "Sakin ol Blaze, hiçbirimiz bilmiyorduk—" "Umurumda değil! Pikachu'yu geri vermek zorunda!" diye tısladı Blaze, vücudu aniden alev alınca Gempa da geri çekilmek zorunda kaldı. "Sakin olmalıyız Aze." dedi Taufan ciddiyetle ve elini sıktı. Blaze Ais'a yaslanırken, "Sakin olmak istiyorum ama herkes beni çıldırtıyor." diye homurdandı. "İhaneti kaldıramıyorum... Ayrıca sen sus, herkes senin gibi duygularına hakim olamıyor." "Tamam, yeter." diye araya girdi Solar sakince. "H...

KAYIP FIRTINA- 5 (REWRİTE)

 5: Yalnız Değilsin Halilintar ertesi sabah, kendini öfkeli hissederek uyandı. Zaten bu yüzden, ona soru soran ya da sadece günaydın diyen herkese ters cevaplar verdi. Asık suratla banyodaki aynada yansımasına baktı. Bir anda öfkesi silinirken, yerine dehşet geldi. Ve hemen ardından boğuk bir inleme... Fazla geniş olmayan banyonun duvarına yaslanarak yere çöktü. Titriyordu. Gözyaşları süzülürken, kulağının dibinde bir fısıltı duydu: "Seni uyarmıştım değil mi?... Onlara bir şey anlatamazsın..." "T-tamam, ta-tamam... Şimdi dur... Dur..." diye fısıldadı Halilintar, bu kadar zayıf düştüğü için çok sinirliydi ama bir işe yaramadığını fark eden öfkesi bile onu terk etmiş gibiydi. Hissedebildiği tek şey çaresizlikti. Köşeye sıkışmış bir av gibiydi; hareket edemiyordu ve... Tüm sesler boğuklaşmaya başladı, bir an nefes alamadığını hissetti. Görüşü kararırken, "Yine mi...?" diye düşündü. ... Yaklaşık on beş dakika sonra kendine geldi. Hala banyoda olduğunu fark et...

BLAZE İLE YEDİ GÜN- FİNAL: EMİLY İLE

 Final: Emily İle Tık. Tık. Tık. "Kim o?" "Benim, Blaze." "Şifre?" "B444." "Tamam, gir içeri." Evin kahverengi kapısı yavaşça aralandı ve tanıdık bir kız aralıktan başını uzattı. "Evet? Nasıl yardımcı olabilirim Blaze?" "Sen gerçekten pislik bir gıcıksın Emily." diye homurdandı Blaze asık bir suratla. "Hali seninle konuştuktan sonra boşuna senden şikayet etmiyor." "Oooo, öyle mi? Hali hanımefendilerle nasıl konuşulacağını gerçekten bilmiyor." dedi Emily kaşlarını çatarak ve içeri girmeyecekmiş gibi duran Blaze'i kolundan yakalayarak içeri çekti. Sonra da kapıyı kapattı. "Hali benim hakkımda başka ne söylüyor?" diye sordu Emily hızlıca. "Dürüst ol, yoksa fena olur." Yakasını kavraması da, hiç şakasının olmadığının bir işaretiydi. "Ugh, sinir bozucu kız, gıcık vesaire vesaire... Öyle şeyler diyor işte..." diye ofladı Blaze, bir yandan ondan kurtulmaya çalışırken. Eğ...

LİES- BÖLÜM 18

  /Taraf: Erin'in Gülü\  18: Uzun Bir Aradan Sonra Mutlu "Pekala, ben geçmişimi anlattım. Sıra sende." dedi Taufan göz kırparak. "Bunu ben yaptım sen de yap anlamında söylemiyorum. İkimiz de birbirimiz hakkında fikir edinebilelim diye söylüyorum." "Peki..." Halilintar bir süre gergince kitabının sayfalarıyla oynadı. Anlatmak için henüz hazır olmadığını anlayan Taufan boş bardağını mutfağa götürmek için odadan çıktı. Geri geldiğinde Halilintar'ın kendi kendine motivasyon konuşması yaptığını gördü ve güldü. "Bunu yapmak için benim gitmemi mi bekliyordun?" "Hayır..." Halilintar kızararak güldü fakat hemen ardından ciddileşti. "Biliyor musun, aslında benim hayatım oldukça lüks içerisinde geçti. Ne var ki bu lüksün benden aldıklarını soracak olursan sana hangi birini anlatacağımı bilemem." Pratik Taufan, "Öyleyse en başından anlat." dedi. "Ben, sana bahsettiğim yetimhanede büyüdüm. Duyduğuma göre altı aylıkke...

AMOUR- 2 (REWRİTE)

 2: Sevgi ve Nefret "Ugh, seni getirmek zorunda kaldığıma inanamıyorum..." diye homurdandı Halilintar gözlerini devirerek ve hevesli Emily'e sert bir bakış attı. "Urgh, kıpırdanmayı kes! Çok sinir bozucusun." "Sen de çok kötüsün." dedi Emily, somurtkan bir ifadeyle ona bakarak. Belindeki tahta hançeri çıkardı ve şaka yollu onun karnına bastırdı. Halilintar gıdıklandığı için eğilip büzülürken, Emily kahverengi saçlarını savurdu. "Hıh. Beni küçümsemekle büyük hata ediyorsun." "Eğer benimle dalga geçiyorsan söyleyeyim, komik değilsin." diye iç çekti Halilintar, kızı susturmak istiyordu. Fakat aniden önlerine bir robot çıktı ve onları durdurdu. "Durun. Burası yasaklı bölge." "Uzayda değiliz metal kafalı. Burada öyle kafana göre yasak koyamazsın." diye homurdandı Halilintar bıkkınca. Kılıçlarını çekti ve kırmızı kıvılcımlar çıkararak robota doğru atıldı. Hızlı birkaç hamleyle onun işini bitirdikten sonra, "Kolayd...

OVERLAPPİNG STORMS- 43

 43: Yolculuk "Angin... Angin, uyan..." Angin kendisine seslenildiğini duyuyor fakat bir türlü gözlerini açamıyordu. Gözkapakları görünmez bir bantla yapıştırılmıştı sanki. "Windara'ya gitmek istemiyor musun yoksa?" "Gidiyor muyuz?" Angin o kadar hızlı doğruldu ki, neredeyse üstüne eğilen ağabeyiyle kafaları çarpışacaktı. "Şimdi?" "Evet evet, sakin ol." dedi Beliung gülüşünü saklamak için eliyle ağzını kapatarak. "Önce duş al, uykun açılsın. Sonra dün hazırladığımız kıyafetleri giyersin." Angin başını salladı ve yataktan atladığı gibi, banyoya gitti. "Bu kıyafetlerden nefret ediyorum..." Angin'in arkasından gülümseyerek bakan Beliung iç çekti ve kesinlikle gülümsemeyerek, odaya giren Taufan'a baktı. "Taufan. Şikayet etme." "Kapa çeneni, yoldan geçen herkesin sana oraya dikilmiş bir anıtmış gibi bakmasının ne kadar kötü bir his olduğunu bilemezsin!" diye çıkıştı Taufan ancak sesi bu sef...

AMOUR (REWRİTE)

 1: Tanışma "Ah, bulduğumdan neredeyse emindim..." diye homurdandı bir ses. Bu ses, neredeyse yıkılmış, harap evlerle dolu mahallede dolaşan Halilintar'a aitti. Bir evi daha araştırmış fakat aradığı güç küresini bulamamıştı. Öksürdü ve üstündeki toz ve kireçten kurtulmaya çalıştı. "Bir şey bulamadım, üstüne bir de un değirmenine girmiş gibi oldum..." diye düşündü ve öfkeyle yerdeki tenekeye tekme attı. Elindeki tek teselli kıyafetlerden sorumlu olanın kendisi değil, Blaze ve Ais olmasıydı. Ne var ki kaybettiği zamanı düşününce, bu acı bir teselliydi. "Hey... Bana yardım et..." Halilintar durdu ve elindeki Yıldırım kılıcını daha sıkı kavrayarak, arkasına döndü. Gördüğü şey, tüm dikkatini oraya yöneltti. "Sen de kimsin? Seni burada ilk defa görüyorum." "B-ben yetimim..." dedi kız başını, göğsünde birleştirdiği ellerine eğerek. "Açım ama yemek alacak imkanım yok... Ve üşüyorum..." Isıtabileceğini umarak, zayıf, beyaz ellerin...